Giresun Adası Şehir Efsaneleri Tarihi Mekanlar

Giresun Adası’nda geçen bilinmeyen bir aşk hikayesi

Giresun Adası
Giresun Adası
Yazan: Mehmet Talha
Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.

Araştırmacı-Yazar İsmail Kahraman’ın yazdığı, Giresun’u tanıtan kitapçığı okurken rastladığım Giresun Adası hakkındaki efsaneyi sizlerle paylaşmak istiyorum. ”Doğu Karadeniz’in tek adası. Bir efsaneye göre bu ada, kentin güneydoğusunda yer alan ve görünümü bir kartal gagasını andıran Gedikkaya’dan kopan bir parçanın denize yerleşmesiyle oluşmuş. Eskilerin Aretias dedikleri bu küçük ada, aşk efsaneleri ile dolu. Anlatılanlara göre binlerce yıl önce Giresun’da yaşayan krallardan birinin genç ve güzel bir kızı varmış. Kız gelinlik çağına basınca komşu krallardan dünür üstüne dünür gelmeye başlamış. Kız, kim olursa olsun, gelenlere ”hayır” diyor, başka bir şey demiyormuş.

Onun yüreği, Giresun Kalesi’nin eteğinde, koyunlarını otlatan yağız benizli bir çoban için çarpıyormuş. Gönül bu ya, ferman dinlemez. Çoban yamaçtan kavalını üflediği zaman, kızcağız pencereye koşar, hem dinler hem ağlarmış; umutsuz aşkı için… Gel zaman, git zaman çobanın gönlü de kral kızına düşmüş. Bu yakıcı aşk aylarca sürmüş. Kızın gelen dünürlere hayır cevabı vermesi üzerine, kral sormuş soruşturmuş, sonunda meseleyi anlamış. Küplere binen kral, kızını Giresun’un karşısındaki adaya sürmüş ve adadaki manastıra kızını kapatmış. Çobanı da yakalatarak, manastırın karşısındaki yaşlı bir çınarın dallarına astırmış. Bir gün sonrada halk sabah uyandığında kızın cesedini, manastırın kulesinde sallanır bulmuşlar.”

İlginizi çekebilir:  Tirebolu Yaşmaklı Ağaçbaşı Yaylası Efsanesi

Böyle efsanelerden haberdar oldukça daha anlam kazanıyor doğal güzelliklerimiz. Ve bu güzelliklere karşı bakış açımız değişiyor zamanla. Şöyle de bir gerçek var. Yıllardır Giresun Adası’na sadece bakıyoruz.

Giresun’da yaşayan kaç kişi adaya çıkıp da gezme fırsatı buldu ya da adadan kendini Karadeniz’in sularına bırakıp serinleme şansı elde etti? Eminim çok azımız böyle bir fırsat yakalamıştır. Bu zamana kadar Giresun’dan adayı sadece izledik. Bari bundan sonra sıcak bir çay eşliğinde bu kez de adadan Giresun’u izlesek fenamı olur? İstediklerimin adanın doğallığına zarar vermeden yapılabileceğine eminim yeter ki bilinçli bir şekilde şehrimizin doğal güzelliklerinden yararlanmasını bilelim. Bunca güzelliğine ve tarihine rağmen adamızı ne yazık ki bir türlü istenilen seviyede turizme açamadık.

İlginizi çekebilir:  Çoban Totak ve Pir Aziz Efsanesi

Ama artık bu makus talihimizin değişeceği yönünde haberler de aldık. İki ay önce Giresun Blog Proje Yöneticimiz Fatih Özdemir‘in Adanın bu yaz turizme açılacağı yönündeki yazdığı (http://www.giresunblog.com/giresun-adasi-mitolojik-yolculuk/) umut verici yazıda belirtilen adanın turizme açılma projesinin gerçekleşeceği günleri halk olarak sabırsızlıkla bekliyoruz. Giresun için gelecek güzel günler umuduyla…

Yorum yaparak bu yazıdaki tartışmaya katılın

6 Yorum