Ekonomi

Giresun Ekonomisi Köy Endüstrileri ile uçabilir

Yazan: Bahri Türk
Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.

Merhaba arkadaşlar, açık söylemek gerekirse geçen yıl Giresun Blog açıldığında; kendi kendime “bir hevestir 2-3 aya kalmaz unutulur” dedim, ama arkadaşlar dişli çıktı :) Tebrik etmek boynumuzun borcu! Madem Giresunluyuz, Giresun’u seviyoruz; tebrik yetmez destek de olmalıyız.

Lisede fen bilimleri okumuş biri olarak ne kadar yazarım bilemem, mazur görün. Farkındaysanız biz Giresunlular eleştiri yapmayı çok severiz, bu özelliğimiz bizi çok ileri götürebilir tabi, ama doğru kullanırsak. Malum olduğu üzere binlerce dönüm tarım arazimiz, büyük fabrikalar kurup da beyaz eşya, otomobil veya makine parçaları üretecek organize sanayilerimiz yok. Fakat bu şehirde de insanlar yaşıyor. Geçinmek için, rahat bir hayat yaşamak için, gençlerimizin geleceği için bir şekilde para kazanmamız lazım. Bu yüzden şehrimizin coğrafi, kültürel, ekonomik yapısına uygun ne kadar iş alanı varsa onlara yönelmemiz gerekiyor.

İlginizi çekebilir:  Giresun'da Doğal Alabalık Avcılığı

Köyde büyüdüğümden dolayı köy hayatıyla ilgili bir örnek verecek olursam; köylerimiz  10-15 hanelik mahallelerin birleşmesiyle oluşuyor. Aşağı yukarı her aile kendi hayvanını besliyor, kendi sebze meyvesini üretiyor. Bunun yanında devamlı olmayan işlerde çalışarak geçimini sağlıyor. Ama herkesin kendi süt ve süt ürünlerini, sebze-meyvelerini üretmesine gerek yok. Hayvancılıktan daha iyi anlayan bir aile, çok para gerektirmeyecek yatırımlarla çok rahat bir şekilde 40 ailenin süt ve süt ürünleri ihtiyacının tamamen karşılayabilir. Diğer başka bir aile, kuracağı sera ve tarlalarla sebzeleri üretebilir. Geri kalan aileler başka işlere yönelebilirler.

Mesela çok katlı evlerin bir katına kurulacak çok maliyeti olmayan atölyelerde eğitimi verildikten sonra çakı-bıçak, bağlama-keman-kemençe gibi müzik aletleri, ağaç oyma, bakır işleme, gümüş işleme, takı tasarımı, cam sanatı gibi bir sürü alanda çalışabilirler. Üretilen ürünler iyi bir pazarlama ile yurtiçinde ve yurtdışında satılabilir. Bu verdiğim çok basit bir örnek ama yapılması durumunda çok büyük katkısının olacağını düşünüyorum.

İlginizi çekebilir:  Giresun için ekonomi

Başka yazılarda görüşmek üzere sağlıcakla kalın

Yorum yaparak bu yazıdaki tartışmaya katılın

11 Yorum

  • Hayal-Hırs-Hedef.. Bizler rahata alışmışız “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığındayız. Devlet yer parasını verir gübre parasını verir hasta parasını verir işsizlik parasını verir çekiliriz bir kenara. Toprak Ana’da sağolsun fasilesini, bostanını, mısırını, pancarını verir akşama bir tas yemeği hazır olur. Üretim hep kendine yeteceği kadardır. İleriye dönük bir yatırım hiç yapılmaz. Sermayenin olmaması da bir bahane değildir zihniyeti kökten değiştirmek gerek. Genç nesille bunu başaracağız..

  • bak bi de keşfedilmemiş bir değerimiz olduğunu düşündüğüm köy peynirimiz var. hani şu yumurtaya koyunca uzayan peynir var ya o. Yayladan geliyodu o bize. 5 kiloluk bidonlarda salamura. ekmek gibi dilim dilimdi. Aslında yumurtayı uzatan köy peynirini tanımayan yok ama üreten yok. sermayem olsa 5 dk . düşünmezdim. Giresun’lu girişimcilere hediyem olsun yalnııııızzzz… orjinalini üreticisine ürettireceksiniz haaa ona göre. öyle koruyuculu moruyuculu market peyniri istemikkk

  • eğitim her aşamada çok önemli ancak yetkililer bu eğitim talebine el uzatana kadar muhtarlıklar kanalıyla işsizliğin önlenmesi sağlanmalı diye düşünüyorum. İşte bunlardan biri köy turizmi ve boş evlerin iyileştirilmesi diğeri de yine göremediğimiz değerimiz ”ot” . Karadenizliyiz. Ottan ağaçtan ve sudan bol bişeyden bahsetmek güç. Hadi ağaç ve su az buçuk işleniyor da otumuz boşa gidiyor diye düşünüyorum. Saman kalitesi olarak değeri var mı yok mu bilmiyorum ama düşük kaliteli de olsa saman olarak satılabilirliğinin ya da kullanılabilirliğinin araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Birde modern mandıralarda hayvanlar betona yatıp kalkıyor ve yine oraya pisliyormuş. bence mandıraların altına ot serilmesinin faydasının araştırılması ve teşvik edilmesi lazım. Böylece al bi pazar daha.3. olarak da eskiden olduğu ve anlatıldığı gibi bahçelerimiz ve ormanlarımızın altları tertemiz olmuş olur ve insanlara köyler sakatlak kene korkusu olmadan dolaşabilecekleri,piknik yapabilecekleri yerlermiş gibi gelmeye başlayabilir. Köyleri sevimli kılabilir diye düşünüyorum…

  • bir başka mesele de köylerdeki boş evler… bunların da muhtarlıkların yardımıyla kültür turları için gelenlere pansiyon gibi kullandırılması ve gelirinin işletene,köy sandığına ya da köylerdeki muhtaç ailelere vb. aktarılması sağlanabilir. Yıllardır kapısı aşındırılmamış eski köy evlerimiz var ve atıl durumdalar. Köylerin tanıtımı ve organik yaşamı merak edip gezip görmek isteyenlere kalacak yer. Eve kadar her şey doğal…yani bence çok manidar…ve bu turların eğer tutarsa açılacak diğer restoran ya da bakkal gibi küçük dükkanların hesabını da siz düşünün…

  • tıpkı marketlerin indirim bültenleri gibi kadınlar pazarı bülteni olsa taze köy yumurtası gelmiştir yazısını gören kaç kişi uğramadan geçer mesela…

  • bu konuya değinen arkadaşımı duyarlılığından dolayı kutluyorum. Aynı konu üzerinde benim de biraz kafa patlatmışlığım var…müsadenizle ben de fikrinize nacizane katkıda bulunayım.
    Öncelikle işe zaten köyde yetiştirdiği ürünlerini pazarlamaya çalışanlardan başlayalım derim… Onlar kim mi? Tabiki ”kadınlar pazarı”nın emektarları. Onlar aynı zamanda Giresun’un da birer sembolü… Aslında normal semt pazarlarında satılanlardan daha ”sinerjili” daha organik ürünler satıyorlar ama çoğumuzun dikkatini ,algılama hatalarından dolayı, çekemiyor ürünleri. İyi bir reklam,denetim ve destekle satışlarının daha da iyiye gideceğini ve böylece ilimizde tarıma verilen önemin artacağını düşünüyorum. Ancak tabi parayı görünce hormona falan bulaşılmasının önlenmesi için denetim şart. Düşünelim… köylü ürettiğini rahatlıkla satabilse… köylünün işsizlik gibi bi sıkıntısı olur mu? Olmaz çünkü köylerimizde ,hepimiz çok iyi biliyoruz ki, otu çöpü kullanılır,yararlıdır.

  • Bir zamanlar köy enstitüleri vardı. Hem de bizzat yöneten kişi aynı zamanda da bir Giresunlu olan Hasan Ali Yücel’dir. Ünlü şair Can Yücel’in babası. O zamanlarda köylerden sanatçı, zanaatkar, bilim adamı gibi birçok insan çıkabiliyordu. Ancak komünist rejime benzediği gerekçesiyle (ne alakaysa artık) kapatıldı. İşte o zamandan beri hala toparlayamadık. Bu güzel konu için teşekkür ve tebriklerimi sunuyorum. Ayrıca detaylı bilgi için: http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6y_Enstit%C3%BCleri