Canlı Yayınlarımız

Giresunlu yazarlar buluştu: Bir Harften Beş Yazara

Yazan: Fatma Geçer
Bu sitedeki içerikler Gönüllü Giresun Blog yazarları tarafından hazırlanmaktadır. İçerikten dolayı giresunblog.com sorumlu tutulamaz. Siz de buraya tıklayarak Giresun Blog'da gönüllü yazar olabilirsiniz.

Mavi’den Yeşil’e dönüşen Kahverengi Günlerimizden Kasım ayında ticaret günlerinin 6. yılını geride bırakan kitabevimiz -Geleneksel Okuma Günleri-nin içeriğinden oluşan yazar buluşmaları etkinliklerinin ikincisini Giresun Blog desteğiyle düzenledi.

Editör Notu: Kavram karmaşası yaşayanların dikkatine. Bu yazı Sahafzade Kitabevi’nin sahibi Fatma Hanım tarafından kaleme alınmıştır!

İlki geçtiğimiz aylarda 22 Şubat 2014 Cumartesi günü düzenlenen Canlı Yayın etkinliğimizin ikincisi 22 Kasım 2014 Cumartesi günü yine Giresun Blog sponsorluğunda Sahafzade Kitabevi’mizde gerçekleşti ve Giresunlu şair/yazarlarımızdan Fatma Koşubaşı, Kazım Çende, Rıfat Gürsoy, Sevgül Yılmaz ve Yavuz Demirci’yi konuk ettik.

[symple_box style=”boxinfo”]CANLI YAYINI TEKRAR İZLEMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ[/symple_box]

Giresun Tirebolu doğumlu Fatma Koşubaşı söyleşimize İstanbul’dan katıldı. Edebiyata olan düşkünlüğünden dolayı yıllar sonra ikinci üniversite olarak Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi ve “Denizin Üvey Kızı” ile “Hayalbaz” şiir kitaplarını anlattı doyasıya.

[symple_accordion title=”Şiir: Anlatabilseydim”] [symple_accordion_section]

Anlatabilseydim yalnızlığımı

Dostu olmazdı gecenin

Derinliğini anlatabilseydim yüreğimin

Kıskanırdı uçurumlar,

Sığ denizler çekilir,

Düştüğü kuyudan çıkamazdı Yusuf

Anlatabilseydim kor alevini aşkın,

Susardı yanardağlar

Cehennem kıskanırdı.

Yüceliğini anlatabilseydim sevginin

Ağlamazdı analar,

Vurulmazdı bebekler kundakta

Anlatabilseydim sevdamı

Sonsuzluk anlamını kaybeder

Gökyüzü benim için ağlardı. Fatma Koşubaşı

[/symple_accordion_section]

İki fincan kahveye maloldu bir dize, üstüne bir de can yanığı dediği “Hayalbaz” şiir kitabından;

[symple_accordion title=”Şiir: Kelepir Avuntular”] [symple_accordion_section]

Buradayım,

Başı göğe ermiş binaların dibinde

Gül kokluyorum

Altta yalnızlığım

İlginizi çekebilir:  Şehrimiz ve Kitap Okuma Bilinci

Üstte birikmiş anılarımla

İki oda düş

Bir salon dolusu okumuşluğum..

Müstakil duruşlu

Gülüşü ahşaptan kırılgan satıyorum

Kelepir niyetine….

[/symple_accordion_section]

Giresun Tirebolu doğumlu olan Elektronik Mühendisi Kazım Çende söyleşiye Kocaeli’den katıldı. Fantastik bilim kurgu türünde iki eser yazan Kazım Çende, iyi ve kötünün savaşının anlatıldığı Durkonlar Serisinin birinci kitabı “Andromeda’ya Dönüş Durkonlar” dır. Romanda; Nasa’lı uzmanların 1970’li yıllarda fark ettikleri Andromeda ile Samanyolu arasındaki düz bir rotada, sabit hızla yaklaşan tuhaf cisim gazetelere günlerce konu olduğu halde, bir devrin sonunu getireceğine hiç kimse inanmamıştı. Andromedalı Durkonlar’ın yüz binler yıl önce yolculuğa çıkardıkları gemileri Samanyolu kıyılarına ulaştığında, galaksiler arası ilk sıçrayış gerçekleşti.

Birleşik Dünya Devletleri Samanyolu’ndaki istikrarı daha yeni yeni sağladığı ve yıldızlar arası uzayda canlı formların geliştirdiği medeniyetlerin federasyona dâhil edildiği, barışın kurulduğu 2300’lü yıllarda Durkonların işgali başladı. Buna zamanın ötesinden gelen bir Türk’ün engel olacağı Carsagis’teki tapınağın sütunlarında yazılıdır. Makinelerle savaşan insan gücünün anlatıldığı bu kitap Kasım 2011 tarihinde basılmıştır.

Mühendis yazar Kazım Çende, Amazon Kraliçesi Thales romanındaysa; Antik çağdaki Anadolu’da gücü kim elinde tutuyorsa o ülkesini kurardı. Karadeniz’de yaşayan ve kendilerine Amazon diyen kadınlar, erkek krallıkların fazlasıyla var olduğunu düşünerek hiçbir krallığın boyunduruğu altında yaşamamak ve kendilerini ispatlamak için örgütlenerek Amazonlular diye efsaneleşecek dünyadaki ilk ve tek kadın krallığının kuruluşunu anlatmaktadır.

İlginizi çekebilir:  Giresun Blog şimdi 1 yaşında!

İçindeki çocuk insanın dışa vurumunun en güzel ifadesi olan “Su Altında Savunma” ile çocuk hikâyesi dünyasına giriş yapan Giresun Bozat beldesi doğumlu Sayın Rıfat Gürsoy doğduğu beldeye on beş yıl süresince Belediye Başkanlığı yapmıştır. Kuzeyin hikâyesini şiirsel bir dille yansıtan, 13 öyküden oluşan  -İpin Ucundaki Çığlık- yaşamın içinden gelen vefayı, dostluğu, aşkı ve sevgiyi başucumuza taşıyor. Rengini yitiren mavi bulutlar insanının romanı olan “Asi Çocukların Ayak İzleri”  ant içtim, kimseye düşman olmayacağım diyebilenlerin kitabıdır..

26 yıllık edebiyat öğretmenimiz olan Sevgül Yılmaz yazın dünyasına -Yaşama Taklidi- öyküsü ile giriş yapar. Yılların ardı ardına devam ettiği sürelerde Sevgül Hanım, 3 öykü 2 roman kitabını “sanat ölümü yenmektir” diyerek edebiyat yolculuğunu en iyi şekilde sürdürerek “yazmanın kendini iyi hissettirdiğini” kitaplarında bizlere sunar.. Ömer Seyfettin adına açılan yarışmada Türkiye üçüncülüğü ve dokuzunculuğunu kazanan Sevgül Yılmaz hocamız Giresun Atatürk Anadolu Lisesinde öğretmenliğine devam etmektedir. Eserleri ve içeriği ve de baskı tarihleri sırasıyla şöyledir.

Gözleri Kehribar Rengiydi, içeriği 14 Öykü (2010),

Muhibbi, içeriği 13 öykü (2011)

Gizli Vadi, (Bir kadın yalnızdır aslında dediği ilk romanı) (2012)

Kör Kurşun, içeriği 14 öykü (2013)

Tılsım; “Aşkı aşktan başka bir şey söndüremez” in yolculuğunda 2. romanı (Nisan 2014)

Giresun’un Keşap ilçesinde doğan Yavuz Demirci 17 yıldır edebiyat öğretmenliği yapmaktadır. İlk şiir kitabı “Aşk Bedenimden Geçiyor” 2011 yılında okuyucusu ile buluşmuştur. Lisedeki edebiyat öğretmeninden etkilenen şair Yavuz Demirci, iz bırakan hiçbir şeyi unutamadığını ve kendisini tek anlayanın şiir olduğunu anlatarak “Acının Koynundaki Yaşam” dizelerini oluşturmuştur.

İlginizi çekebilir:  Fatih Özdemir ile Giresun Blog röportajı
[symple_accordion title=”Şiir: Acının Koynundaki Yaşam”] [symple_accordion_section]

Annem bir yemindi

yüreğime konan güvercin sesi

Kedere anlamdaş yüzüyle

kirlenmemiş suydu

dört mevsimde

sıcak bir çizgiydi yüzümde

güneş ve yıldızlardan demetti

sofram da ılık bir buğu.

her gelişimde sorgusuz kucaktı

annem

sabah kokusuydu içimde

acının ince telaşı dolunca yüreğime

ellerime açan çiçekti annem. Yavuz Demirci

[/symple_accordion_section]

Ayrıca “Acının Koynundaki Yaşam”  şiiriyle Raşit Kara şiir yarışmasında üçüncülük ödülü almıştır. “G i r e s u n bedeni sürgün göçmen, kemanından mey dökülen şehir” demiş, “Sızı değildi yüreğimizde büyüttüğümüz ölmüştük hepsi o kadar” diyerek şiir dizelerine devam ediyor şairimiz:

[symple_accordion title=” Şiir: Atlasımda Aşk Batıyor”] [symple_accordion_section]

Yaralı bir ömrün kıyısından izliyorum

meçhul failini arıyor, adı: aşk

dudaklarımdaki yarayı ısırıyorum

teninin kül tadı genzime doluyor

hangi deniz damıtır beni

bir cinnet kaç ölü eder senin ülkende

babası ölmüş bir çocuğun

korkak gülümseyişi var içimde.

[/symple_accordion_section]

 

Sahafzade Kitabevi olarak, Giresun Blog desteğiyle 2014 yılında Giresun’da Giresun gibi 10 değerli ismi ağırlamaktan onur duyduk. İyi ki varsınız ve iyi ki kitabevimize geldiniz diyerek katılan tüm güzide isimlere teşekkür ederiz. Etkinliğimiz 14 Aralık 2014 Pazar günü Ordu ilinden 4 değerli isimle devam edecektir.

Yorum yaparak bu yazıdaki tartışmaya katılın